TAŞ YERİNDE AĞIRDIR; ÜRETİCİNİN YÜKÜ DAHA AĞIR!Turkuaz Gazetesi

03.09.2026 - 11:15

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR; ÜRETİCİNİN YÜKÜ DAHA AĞIR!





TAŞ YERİNDE AĞIRDIR; ÜRETİCİNİN YÜKÜ DAHA AĞIR!
Son Güncelleme :

01 Eylül 2026 - 15:52



Türk Doğal Taş Sektörü Küçülürken…

Türkiye’nin elinde çok önemli bir zenginlik var; DOĞAL TAŞ.  Anadolu’nun farklı bölgelerinde yüzlerce renk ve desende doğal taşımız, yılların oluşturduğu üretim tecrübemiz, yetişmiş insan kaynağımız ve dünyanın birçok ülkesine ulaşmış bir ihracat gücümüz bulunuyor. Ancak bugün sektörün sahadaki gerçekliği maalesef eskisi kadar güçlü değil. Sektör her geçen gün biraz daha küçülüyor.

Ocaklarımızın üretim maliyetleri yükseliyor. Enerji, akaryakıt, işçilik, yedek parça ve makine maliyetleri artıyor. Finansmana ulaşmak zorlaşıyor. Navlun ve lojistik giderleri ihracatçıyı zorluyor. Dünya pazarlarında Çin, Hindistan, Mısır ve diğer üretici ülkelerle ciddi bir rekabet içindeyiz.

Bütün bunların üzerine bir de kamudan kaynaklanan mali yükler ekleniyor. Orman izin bedelleri, ruhsat bedelleri, devlet hakkı, rehabilitasyon bedelleri, teminatlar ve farklı kurumların izin süreçlerinden kaynaklanan müşavirlik işlemleri için maliyetler…

Burada artık şu soruyu açıkça sormamız gerekiyor: Üreteni mi destekliyoruz, yoksa üretmeye çalıştığımız için mi bedel ödüyoruz?

  • Elbette devlet hakkını alacak,
  • Elbette kullanılan orman alanının bedeli olacak,
  • Elbette madenci rehabilitasyon yapacak, çevresini koruyacak, iş güvenliği tedbirlerini alacak ve mevzuata uygun çalışacak,

Bunların hiçbirine itirazımız yok, ancak bir denge olmak zorunda. Çünkü üreticinin taşıyamayacağı noktaya gelen kamu maliyetleri, bir süre sonra kamuya daha fazla gelir sağlamaz; tam tersine üretimin azalmasına, yatırımın durmasına ve işletmelerin kapanmasına neden olur.

Bir Mermer Ocağı veya Fabrikası, Sadece Bir Ocak veya Fabrika Değildir. Bir mermer ocağının arkasında yalnızca ruhsat sahibi yoktur.

  • İşçisi vardır.
  • Kamyoncusu vardır.
  • Akaryakıtçısı, lastikçisi, makinecisi, yedek parçacısı vardır.
  • Fabrikası, ihracatçısı, limanı, nakliyecisi vardır.

ve en önemlisi, çoğu zaman büyük şehirlerden uzakta bulunan ilçelerde ve kırsal bölgelerde oluşturduğu yerel ekonomi vardır.

Dolayısıyla kapanan her ocak sadece bir şirketin problemi değildir. Kapanan veya üretimini azaltan her işletme, arkasındaki onlarca farklı sektörü de aşağı doğru çeker.

Mermer/doğal taş sektörü yalnızca ocak ve fabrika çalışanlarından oluşmuyor; jeolojiden üretime, makineden lojistiğe, mimarlıktan ihracata kadar oldukça geniş bir meslek ekosistemi var. Bunu kısa ve gruplandırılmış şekilde şöyle sıralayabiliriz:

  1. Ocak – Madencilik ve Teknik Kadro: Jeoloji mühendisi, maden mühendisi, harita mühendisi/teknikeri, daimi nezaretçi, teknik nezaretçi, ocak işletme/üretim sorumlusu, topoğraf/haritacı, iş güvenliği uzmanı, çevre mühendisi. “9 Meslek Grubu”
  2. Ocak Üretim ve Operasyon: Ekskavatör operatörü, yükleyici operatörü, delici operatörü, elmas tel kesme operatörü, zincirli/kollu kesici operatörü, sayalama operatörü, blok devirme ve blok çıkarma ustası, kamyon şoförü, ocak ustası ve saha formenleri. “11 Meslek Grubu”
  3. Mermer Fabrikası & Üretim: Fabrika üretim müdürü/sorumlusu, katrak operatörü, ST/blok kesme operatörü, plaka hattı operatörü, ebatlama operatörü, köprü kesme/CNC operatörü, cila hattı operatörü, reçine ve dolgu ustası, seleksiyon ve kalite kontrol personeli, paketleme personeli, forklift/vinç operatörü. “14 Meslek Grubu”
  4. Bakım – Makine – Teknik Servis: Makine mühendisi, elektrik/elektronik mühendisi, elektrik teknisyeni, mekanik bakım ustası, kaynakçı, hidrolik-pnömatik uzmanı, iş makinesi bakım teknisyeni ve mermer makineleri servis personeli. “8 Meslek Grubu”
  5. Jeoloji, AR-GE ve Kalite: Jeoloji mühendisi, rezerv/ocak değerlendirme uzmanı, doğal taş AR-GE uzmanı, laboratuvar teknik personeli, kalite kontrol uzmanı, ürün geliştirme uzmanı, taş seleksiyon uzmanı ve ocak/rezerv eksperi. “8 Meslek Grubu”
  6. Mimarlık – Tasarım – Proje: Mimar, iç mimar, peyzaj mimarı, endüstriyel tasarımcı, doğal taş proje uzmanı, uygulama ve montaj uzmanı, CNC/CAD-CAM tasarım personeli. “8 Meslek Grubu”
  7. Satış – Pazarlama – İhracat: Doğal taş satış uzmanı, ihracat uzmanı, dış ticaret uzmanı, bölge/pazar sorumlusu, proje satış uzmanı, marka ve pazarlama uzmanı, fuar ve tanıtım personeli, müşteri temsilcisi. “10 Meslek Grubu”
  8. Lojistik ve Tedarik: Nakliye firmaları ve şoförleri, liman/terminal çalışanları, konteyner operasyon personeli, gümrük müşaviri, lojistik uzmanı, depo ve stok sorumlusu, ambalaj/palet tedarikçileri. “10 Meslek Grubu”
  9. Ruhsat – İzin – Çevre ve Danışmanlık: Ruhsat ve MAPEG süreç uzmanları, ÇED uzmanları, orman izin süreçlerinde çalışan teknik uzmanlar, çevre danışmanları, iş güvenliği uzmanları, hukukçular ve mali müşavirler. “7 Meslek Grubu”
  10. Yan Sanayi ve Tedarikçiler: Mermer makinesi üreticileri, elmas tel ve soket üreticileri, kesici takım firmaları, iş makineleri sektörü, patlayıcı madde hizmetleri, akaryakıt firmaları, yedek parça, reçine/kimyasal, abrasiv, ambalaj ve ahşap kasa üreticileri. “12 Meslek Grubu”

Dolayısıyla mermer sektörünü sadece “mermer üreticileri” olarak tarif etmek eksik kalır. Ocaktan fabrikaya, fabrikadan mimari projeye ve ihracata kadar yaklaşık 100 (yüz) meslek ve yan sektör aynı ekonomik zincirin parçasıdır.

 

İzin Süreçlerinde Artık Yeni Bir Modele İhtiyacımız Var…

Sektörün bir başka temel problemi de bürokrasidir. Bir yatırımcı aynı faaliyet için MAPEG, Orman, ÇED ve diğer kurumlarla ayrı ayrı süreç yürütmek zorunda kalabiliyor. Üstelik bir kurumun izin sınırı ile diğer kurumun izin sınırının uyuşmadığı durumlarda süreç yeniden başlayabiliyor. Bunun artık daha basit bir yolu olmalı. Türkiye’nin “Tek Duraklı Bir Madencilik İzin Sistemini” ciddi biçimde tartışması gerektiğini düşünüyorum.

Kurumların denetim yetkileri elbette devam etsin, Çevre korunsun, Orman korunsun, İş güvenliği konusunda taviz verilmesin. Ama yatırımcı aynı dosyayla kurum kurum dolaşmak zorunda kalmasın. Devlet denetlesin ama aynı zamanda yatırımcının önünü de açsın.

 

Dünyayla Rekabet Ediyorsak Maliyetlerimizi de Konuşmalıyız.

Türk doğal taş üreticisine sürekli olarak;

“Daha fazla ihracat yap.”, “Yeni pazarlara gir.”, “Katma değerli ürün üret.”, “Markalaş.” diyoruz. DOĞRU… Peki, üretici bunu hangi maliyetle yapacak?

Enerjisi pahalıysa, finansmanı pahalıysa, nakliyesi pahalıysa, kamu yükleri sürekli artıyorsa ve uluslararası rakipleri daha düşük maliyetlerle üretim yapabiliyorsa yalnızca “daha fazla ihracat yap” demek yeterli değildir. Rekabet sadece kaliteli taşla yapılmaz. Rekabet, maliyetle de yapılır. Türkiye’nin taşı kaliteli olabilir; fakat Türk üreticisinin maliyeti dünya fiyatlarının üzerinde kalıyorsa bir süre sonra o kaliteli taşı satacak pazar bulmak zorlaşır.

 

Bizim de sektör olarak kendimize bakmamız gerekiyor.

Bütün sorumluluğu kamuya yüklemek de doğru değil. Sektörün kendi içinde çözmesi gereken önemli problemleri var. Başlıca sorunlarımız;

  • Hâlâ önemli miktarda blok ve ham plaka ihraç ediyoruz. Tasarım, mimari proje, markalaşma ve katma değerli ürün konusunda gitmemiz gereken ciddi bir mesafe bulunuyor,
  • Mermer pasa ve üretim artıklarını yeterince ekonomiye kazandıramıyoruz,
  • Gençleri sektöre çekmekte zorlanıyoruz,
  • Kalifiye operatör ve teknik personel bulmak giderek güçleşiyor.
  • Mühendis düzenine hala geçmiş değiliz, geleneksel üretim anlayışı ile üretim yapıyoruz,
  • Maliyetleri tam olarak hesaplama da yetersiz kalıyoruz,
  • İlgili kurumlara sahada yaşanan üretim süreçlerini ve sıkıntıları anlatmakta yetersiziz,

Dolayısıyla sektör de değişmek zorunda.

 

Daha verimli ocak işletmeciliği, daha yüksek blok verimi, dijital üretim takibi, profesyonel ruhsat yönetimi, Ar-Ge, tasarım, markalaşma ve atıkların ekonomiye kazandırılması artık tercih değil, zorunluluktur.

Ama sektör bunları yapmaya çalışırken kamunun da üreticinin üzerindeki yükü yeniden değerlendirmesi gerekiyor. Devletin Daha Fazla Gelir Elde Etmesinin Yolu Daha Fazla BEDEL DEĞİL, Daha Fazla ÜRETİMDİR. Belki de meselenin özeti budur. 100 işletmeden yüksek bedeller almak yerine, 500 işletmenin sağlıklı biçimde üretim yaptığı bir sektör oluşturmak Türkiye açısından daha değerlidir. Çünkü çalışan işletme;

  • İstihdam yaratır,
  • Vergi öder,
  • Devlet hakkı öder,
  • İhracat yapar,
  • Döviz kazandırır,
  • Nakliye sektörünü çalıştırır,
  • Makine ve yan sanayiyi besler,
  • Bulunduğu ilçenin ekonomisini ayakta tutar.

Bu nedenle doğal taş sektörüne yapılacak düzenlemeler yalnızca “madenciye destek” olarak görülmemelidir. Bu, doğrudan doğruya üretime, ihracata ve bölgesel kalkınmaya destek meselesidir.

 

Türk Doğal Taşını “Stratejik Bir Sektör” Olarak Görmenin Zamanı Geldi

Türkiye’nin doğal taşı yerli bir kaynaktır. Mermercilik;  İthal edilmez, yerinde ve tarım alanlarına girmeyen alanlarda yapılır. Doğal taş sektörü;  ihracat, kırsal istihdam, katma değer, yerli kaynak kullanımı ve cari açığa katkı açısından stratejik bir sektördür. Çıkarıldığında istihdam yaratır, işlendiğinde katma değer oluşturur, ihraç edildiğinde ülkeye döviz kazandırır.

O halde bu sektör neden “Stratejik İhracat ve Madencilik Sektörü” olarak değerlendirilmesin? Sektörün istediği ayrıcalık değildir. İstediğimiz;

Öngörülebilir mevzuat, makul kamu bedelleri, hızlı izin süreçleri, ulaşılabilir finansman ve dünya ile rekabet edebileceğimiz bir üretim ortamıdır.

Kamuya da sektör temsilcilerine de bu nedenle önemli bir görev düşüyor. Sorunları sürekli konuşmak yerine artık aynı masaya oturup yapısal çözümleri konuşmalıyız.

Çünkü bugün tedbir almazsak yarın konuşacağımız konu;

“Türk doğal taş sektörünü nasıl büyütürüz?” değil, “Bu kadar güçlü bir sektörü neden kaybettik?” olabilir.

 

Bence asıl üzerinde düşünmemiz gereken soru şudur;

Türk mermeri GÜÇLÜ ve DAYANIKLI, peki üreticisi ne kadar dayanabilir?



YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız