Doğaltaş İhracatında Miktar Artıyor, Katma Değer Geriliyor: 2026’nın İlk Yedi AyıTurkuaz Gazetesi

31.08.2026 - 08:35

Doğaltaş İhracatında Miktar Artıyor, Katma Değer Geriliyor: 2026’nın İlk Yedi Ayı





Doğaltaş İhracatında Miktar Artıyor, Katma Değer Geriliyor: 2026’nın İlk Yedi Ayı
Son Güncelleme :

14 Ağustos 2026 - 14:26



Türkiye doğaltaş sektörü 2026 yılının ilk yedi ayında ihracatını miktar ve değer olarak artırmayı başardı. Ancak rakamların ayrıntısına inildiğinde, sektör açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir tablo ortaya çıkıyor.

İlk yedi ayda toplam doğaltaş ihracatımız miktar olarak yaklaşık %3, değer olarak %5 artarken, ortalama ihracat birim fiyatındaki artış yalnızca %2 düzeyinde kaldı. Buna karşılık aynı dönemde Türkiye’de tüketici enflasyonu, işçilik, enerji ve özellikle akaryakıt maliyetlerinde çok daha yüksek artışlar gerçekleşti.

Dolayısıyla ihracat rakamlarında görülen artış, sektörün kârlılığının ve rekabet gücünün aynı ölçüde arttığı anlamına gelmiyor.

Bu değerlendirmede İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin (İMİB) 2025 ve 2026 yıllarının ilk yedi ayına ilişkin ihracat verileri karşılaştırılmış; miktar, ihracat değeri, birim fiyat ve ürün kompozisyonundaki değişimler birlikte ele alınmıştır.

İhracat arttı, ancak artış sınırlı kaldı

2025 yılının ilk yedi ayında yaklaşık 3,299 milyon ton olan toplam doğaltaş ihracatımız, 2026 yılının aynı döneminde 3,399 milyon tona yükseldi.

İhracat değeri ise yaklaşık 1,133 milyar dolardan 1,192 milyar dolara çıktı.

Buna göre:

Gösterge 2025 İlk 7 Ay 2026 İlk 7 Ay Değişim
Miktar 3,299 milyon ton 3,399 milyon ton +%3
İhracat değeri 1,133 milyar $ 1,192 milyar $ +%5
Ortalama birim değer 343,57 $/ton 350,64 $/ton +%2

 

İMİB verileri, miktar ve değer artışının sınırlı olduğunu; toplam ihracatın birim değerindeki yükselişin ise yalnızca yaklaşık %2 seviyesinde kaldığını göstermektedir. Burada sektör açısından asıl üzerinde durulması gereken nokta şudur:

İhracatımız artıyor, ancak ihracat fiyatlarımız maliyet artışlarının gerisinde kalıyor.

En dikkat çekici gelişme: Blok ihracatının payı yükseliyor

2026 yılının ilk yedi ayında doğaltaş ihracatımızın ürün kompozisyonunda önemli bir değişim meydana geldi.

2025 yılının ilk yedi ayında blok ihracatının toplam doğaltaş ihracatı içerisindeki miktar payı %50,16 iken, 2026 yılında bu oran %56,16’ya yükseldi.

Değer açısından bakıldığında ise blok ihracatının toplam içindeki payı %28,36’dan %33,12’ye çıktı.

Bu değişim, sektörün ihracat yapısı açısından üzerinde özellikle durulması gereken bir gelişmedir.

Çünkü Türkiye doğaltaş sektörünün uzun yıllardır hedeflerinden biri, doğal taşın mümkün olduğunca işlenerek daha yüksek katma değerle ihraç edilmesidir.

Oysa 2026’nın ilk yedi ayında bunun tersine bir eğilim ortaya çıkmaktadır.

Daha fazla miktarda blok ihraç edilirken, işlenmiş ürünlerin toplam ihracat içindeki payı gerilemektedir.

Bu durum yalnızca bir ihracat rakamı değildir; Türkiye’nin doğaltaş sektöründe yarattığı katma değerin geleceği açısından da önem taşımaktadır.

İşlenmiş ürünlerin payı geriledi

2025 yılının ilk yedi ayında işlenmiş granit, mermer ve traverten ihracatının toplam doğaltaş ihracatındaki miktar payı %45,87 iken, 2026 yılında %40,90’a gerilemiştir.

Daha dikkat çekici olan ise değer bazındaki gerilemedir.

İşlenmiş ürünlerin toplam doğaltaş ihracatından aldığı değer payı:

2025: %67,67

2026: %63,21

olmuştur.

Başka bir ifadeyle, Türkiye’nin doğaltaş ihracatında yüksek katma değer yaratması beklenen işlenmiş ürünlerin payı düşerken, blok ihracatının payı yükselmiştir.

Bu gelişme sektörün önümüzdeki dönemde üzerinde önemle durması gereken konulardan biridir.

Mermer ve traverten farklı bir performans gösteriyor

Ürün bazında bakıldığında mermer ve traverten ihracatında birbirinden farklı gelişmeler görülmektedir.

İşlenmiş mermer ihracatı miktar olarak %11, değer olarak yaklaşık %5 gerilemiştir.

Buna karşılık işlenmiş traverten ihracatı miktar olarak yaklaşık %3, değer olarak %10 artmıştır.

Birim fiyatlar ise her iki üründe de yükselmiştir:

  • İşlenmiş mermer: 548 $/ton → 583 $/ton
  • İşlenmiş traverten: 466 $/ton → 498 $/ton

Her iki üründe de birim fiyat artışı yaklaşık %7 düzeyindedir.

Ancak bu artışın Türkiye’deki genel maliyet artışlarının oldukça gerisinde kaldığını da gözden kaçırmamak gerekir.

Blok ihracatında miktar ve değer birlikte yükseldi

Mermer-traverten ham blok ihracatı ise sektörün genel görünümünden farklı olarak güçlü bir artış göstermiştir.

2025’in ilk yedi ayında yaklaşık 1,612 milyon ton olan mermer-traverten ham blok ihracatı, 2026’nın aynı döneminde 1,882 milyon tona yükselmiştir.

İhracat değeri de yaklaşık 314 milyon dolardan 390 milyon dolara çıkmıştır.

Birim değer ise yaklaşık 195 $/ton → 207 $/ton seviyesine yükselmiştir.

Dolayısıyla bu ürün grubunda miktar yaklaşık %17, değer %24, birim fiyat ise yaklaşık %6 artmıştır.

Bu gelişme, toplam ihracat artışının önemli ölçüde blok ürünlerden kaynaklandığını göstermektedir.

Birim fiyatlar neden yeterli değil?

Sektörün temel sorunlarından biri burada ortaya çıkmaktadır.

İhracat fiyatlarındaki artış, üretim maliyetlerindeki artışla karşılaştırıldığında oldukça sınırlı kalmaktadır.

2026 yılının başından 13 Ağustos’a kadar verilen göstergeler arasında:

  • TÜFE yıllık artışı: %31,75
  • Ocak-temmuz dönemindeki TÜFE artışı: yaklaşık %19,9
  • Asgari ücret artışı: %27
  • Orta gerilim sanayi elektriği: yaklaşık %5,8
  • Mazot fiyatındaki artış: yaklaşık %48
  • ABD doları/TL: yaklaşık %10,4
  • Euro/TL: yaklaşık %7,3

olarak belirtilmektedir.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken konu kur artışıdır.

Doğaltaş ihracatının büyük bölümü dolar ve euro üzerinden gerçekleşmektedir. Ancak sektörün önemli maliyetleri Türkiye’de TL bazında oluşmaktadır.

Bu nedenle yalnızca ihracat gelirinin dolar veya euro cinsinden artması yeterli değildir.

İhracat fiyatındaki artışın; işçilik, enerji, akaryakıt, lojistik, bakım, yedek parça, ruhsat, rüsum, harç ve diğer işletme giderlerindeki artışı karşılayabilmesi gerekir.

Bugünkü tabloda sektörün karşı karşıya bulunduğu temel problem de budur.

Doğaltaş sektöründe “kur-maliyet makası” açılıyor

Bir tarafta ihracat fiyatları aşağı yukarı statik seviyede bulunmaktadır.

Diğer tarafta ise üretim maliyetleri katlanarak artmaktadır.

2026 yılının ilk yedi ayında toplam doğaltaş ihracatının ortalama birim değeri yalnızca yaklaşık %2 artmıştır.

Buna karşılık sektörün karşı karşıya olduğu genel maliyet baskısı çok daha yüksektir.

Dolayısıyla ihracat miktarındaki %3’lük artışın, sektörün ekonomik olarak aynı ölçüde büyüdüğü şeklinde yorumlanması doğru olmayacaktır.

Tam tersine, aynı veya daha yüksek üretim maliyetleriyle daha fazla üretim ve ihracat yaparak ayakta kalma çabası söz konusudur.

Bu nedenle 2026 ihracat rakamlarının yalnızca “artış” olarak değil, maliyetler karşısındaki reel performans açısından değerlendirilmesi gerekir.

Katma değerli ihracat stratejisi yeniden ele alınmalı

Türkiye dünyanın önemli doğal taş üreticilerinden biridir.

Ancak sektörün uzun vadeli hedefi yalnızca daha fazla ton taş ihraç etmek olmamalıdır.

Asıl hedef:

daha yüksek katma değerli ürün üretmek, daha yüksek birim fiyatla satmak ve aynı miktardaki doğal taştan daha fazla döviz geliri elde etmek olmalıdır.

2026’nın ilk yedi ayında ortaya çıkan ürün kompozisyonu bu açıdan düşündürücüdür.

Blok ürünlerin toplam ihracat içindeki payı yükselirken işlenmiş ürünlerin payı düşmektedir.

Bu eğilim kalıcı hale gelirse, Türkiye’nin doğal taş sektöründe yaratabileceği katma değerin önemli bir bölümü üretim ve işleme aşamasında değil, ham ürün ihracatında kalabilir.

Bu nedenle sektör politikalarında yalnızca toplam ihracat miktarı değil; $/ton ihracat değeri, işlenmiş ürünlerin toplam ihracattaki payı ve ürün başına yaratılan katma değer de temel performans göstergeleri olarak ele alınmalıdır.

Çözüm için ne yapılabilir?

Sektörün mevcut koşullarda rekabet gücünü koruyabilmesi için birkaç konu birlikte ele alınmalıdır.

Öncelikle ihracatçı sektörlerin döviz gelirlerinin kullanımında daha fazla esneklik sağlanması değerlendirilmelidir.

İhracat bedellerinin belirli bir bölümünün Merkez Bankası’na satışıyla ilgili uygulamalarda sektörlerin farklı maliyet yapıları ve döviz ihtiyacı dikkate alınmalıdır.

Döviz gelirlerinin daha etkin kullanılabilmesi, özellikle yüksek ithal girdi ve enerji maliyetleri bulunan sektörlerde işletme sermayesi üzerindeki baskıyı azaltabilir.

Bunun yanında doğal taş sektörünün rekabet gücünü yalnızca kur politikası üzerinden korumaya çalışmak yeterli değildir.

Enerji maliyetleri, işçilik verimliliği, üretim teknolojileri, lojistik, ocak verimliliği, işleme teknolojileri ve özellikle yüksek katma değerli ürün üretimi birlikte ele alınmalıdır.

Sonuç: Rakamların arkasındaki gerçek

2026 yılının ilk yedi ayındaki ihracat rakamları ilk bakışta olumlu görünmektedir.

Toplam doğaltaş ihracatı miktar olarak %3, değer olarak %5 artmıştır.

Ancak ortalama birim değer yalnızca yaklaşık %2 yükselmiştir.

Daha önemlisi, ihracatın ürün kompozisyonunda blok ürünlerin payı yükselirken işlenmiş ürünlerin payı gerilemiştir.

Bu tablo bize şunu söylüyor:

Türkiye doğaltaş sektörü daha fazla taş ihraç ederek ihracatını artırmaktadır; ancak aynı oranda katma değer yaratamamaktadır.

Maliyetlerin ihracat fiyatlarından daha hızlı yükseldiği bir ortamda bu durum, sektörün kârlılığı ve uluslararası rekabet gücü açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde başarı ölçütümüz yalnızca “ne kadar ton taş ihraç ettik?” olmamalıdır.

Asıl sorumuz şu olmalıdır:

Bir ton doğal taştan ne kadar döviz geliri elde ediyoruz ve bu gelirin ne kadarı Türkiye’de katma değere dönüşüyor?

Türkiye doğal taş sektörünün gelecekteki başarısı, daha fazla blok ihraç etmekten çok, daha yüksek katma değerli ürünleri daha yüksek birim fiyatla ve daha düşük birim maliyetle dünya pazarlarına sunabilmesine bağlıdır.

2026’nın ilk yedi ayındaki rakamlar, sektörün önündeki bu stratejik dönüşümün artık ertelenmemesi gerektiğini açık biçimde göstermektedir.

Kaynak: İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB), 2025 ve 2026 ilk yedi aylık ihracat verileri.



YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız