Mermer ocaklarına bir işçi, elaman alımı yapılırken, kurumsal çalışan firmaların genellikle yöntemi hep aynıdır.
Firma yetkilisi bizzat yüzyüze gelir ve :
1- Daha önce nerede çalıştın?
2- Vukuatın varmı!
3- Ne iş yaparsın? (Çavuş, Kepçe yada eskivatör oparotörü, sayalamacı, rokcu, meydan işçisi)
4- Peki, ne zamandan beri bu işi yapıyorsun? Gibi
Sorular, bizzat elamanın kendisine sorulur! Bazende oparotörse bindirilir, bir iki saat branşıyla ilgili işte çaliştırılarak denenir! Gözlemlenir!
Herşey olumlu gitse de, birde daha önceki patronuna, çavuşuna sorulur!
Bütünbu bilgiler toplanır; Patron yada genel müdür, şef ve çavuş bir araya gelir, bir değerlendirme yapıldıktan sonra alınan karar üzerine, elaman ya alınır yada alınmaz!
Diyelim ki, bir rokcu(sondajcı, delici) işe alındı. Bu elaman sürekli ROK kullanır! Başka bir işte, sahada asla çalıştırılamaz! Kolay kolay bu usül bu esas pek bozulmaz!
Ekip kurmak çoook çok önemlidir! Bu hususta bocalayan, kalifiyeli, ehil, başarılı elaman kadrosunu kuramayan firmalar hızlı, verimli uretim yapamazlar!
Bu yüzdendir ki,
Ekip ve elamanların randımanlı iş yapabilmesi için…
İşi takip eden, yönlendiren yani idare eden; çavuşun, onbaşı ve şefinde aynı şekilde ehil, iş bilen, hırslı, istekli olması icap eder!
Kurumsal çalışan büyük firmaların hiç birinde; Bilhassa İdareci olarak eşin, dostun hatırı için elaman alinmaz! İşinde rüştünü isbat etmiş, başarısını kanıtlamış kalifiyeli elamanla çalışılır! Tam yetki verilir. Fazla işine karışılmaz!
Aynı zamanda çok yüksek maaş verilir!
En önemlisi de,
İşin randımanlı, çok başarılı olup, para kazanabilmesi için,
Patronun, iş yeri sahibininde çok bilinçli, bilgili, yetenekli, hırslı ve istekli olması gerekir! Yani herşey patronda biter!
Bu üçlü;
– İş sahibi PATRON,
– İşveren adına işi takip eden, yönlendiren, idare eden MÜDÜR(şef, çavuş, onbaşı)
Ve
– KADRO, EKİP yani işi yapacak çalışacak olan elaman ve işçiler…
Bütün bu birimler, bir biriyle çok uyumlu çalışmak, üretmek zorundadır!
Bunu becerebilen firmalar iş hayatında mutlaka başarıyı yakalar! Sürekli büyür ve amacına hedefine ulaşır!
Firmaların da partilerinde büyüme, güçlenme sebebi; halkın beğeni, takdir ve tercihine bağlıdır! Bu yüzden ikiside halkin isteklerine, beklentilerine uygun çalışmalar, işler yapmak zorundadırlar!
İşte bu yüzden,
Partilerin çalışmaları da aynen böyledir! Yöntem usül hiç değişmez!
Mesela,
Teşkilatın en başındaki kişisi yani il başkanı;
Bilinçli, tecrübeli, işi çok iyi bilen olmalı!
Yetmez…
Yürütme kurulu(Başkan yardımcıları) da;
Aynı şekilde işi çok iyi bilen ve yapılacak olan çalışmaları yakinen takip eden, başkan adına sevk ve idare eden, yönlendiren ehil kişilerden aranıp bulunmalıdır!
Bilhassa,
Teşkilat Başkanı ile Soyasi ve Hukuk İşleri Başkanları;
İl başkanından sonra en yetkili kişilerdir!
En çokta bu iki başkan yardımcılığı; tecrübeli, bilgili, ehil olduğu kadar; hırslı ve çok istekli olan insanlardan seçmelidir!
Diğer çok önemli bir hususta;
Başkan ve başkan yardımcıları hiyarerşik çalışma sistemini çok iyi bir şekilde bilmelii ve uygulamalıdırlar!
Çoğu idareci(vali, başkan, kurum müdürleri) bu yapıyı tam olarak çalıştıramadıkları için başarısız olmuşlardır!
Aslında ,
Devletin bütün kurumları; hayararşik Sistemin esaslarına göre çalışılır, yönetilir!
Ve
Diğer teşkilat mensuplarının da gücünden, imkan ve kaabiliyetlerinden yararlanabilmelidir!
Aynı zamanda başkan,
Hiyarerşik sistemin verimli çalışmasina engel olabilecek etkenleri bilen, gerektiğinde yok edebilen ve bunlara asla fırsat vermeyendir!..
Bu sekilde,
Cesaretli, ufku açık, liderlik vasfı olan bir TEŞKİLAT Başkanları da işlerinde çok başarılı olurlar!!!
Şemseddin Yasan