
Ocak-Haziran döneminde ise Denizli ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artışla 2 milyar 448 milyon dolara yükseldi. Yılın ilk yarısının ihracat artışıyla tamamlanması, küresel ekonomideki belirsizliklerin ve rekabet koşullarındaki zorluğun sürdüğü bir dönemde Denizli ihracatının dayanıklılığını ortaya koydu. Özellikle haziran ayında kaydedilen güçlü performansın, üretim kapasitesi, ihracatçıların rekabet gücü ve pazar çeşitliliğinin önemli bir göstergesi olduğu değerlendirildi.

Takvim Etkisinin Ortadan Kalkmasıyla İhracat Yeniden Güç Kazandı
Mayıs ayında takvim etkisinin belirleyici olduğu ihracat performansının ardından, haziran ayında çalışma günü sayısının geçen yılın aynı ayına göre 3,5 gün daha fazla olmasının da katkısıyla Denizli ihracatı yeniden yükseliş eğilimine girdi.Takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden artış yaşanması olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.Bununla birlikte, haziran ayında elde edilen performansın yalnızca çalışma günü farkıyla açıklanamayacağı vurgulandı. Yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri, kur-enflasyon dengesizliği, küresel pazarlardaki yoğun rekabet ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu belirsizliklere rağmen Denizli ihracatçılarının üretim, istihdam ve ihracat faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdüğü ifade edildi.Bu zorlu koşullar altında ihracatın yeniden artış göstermesinin, Denizli’nin güçlü üretim altyapısını, sektörel çeşitliliğini, değişen piyasa koşullarına uyum kabiliyetini ve uluslararası pazarlardaki istikrarlı konumunu bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi.Önümüzdeki dönemde ihracatçıların rekabet gücünü destekleyecek finansman ve maliyet odaklı adımların hayata geçirilmesiyle birlikte bu olumlu ivmenin daha da güçlenmesinin beklendiği ifade edildi.
Önde Gelen Tüm Sektörlerde İhracat Artışı
Haziran ayında Denizli’nin önde gelen sektörlerinin tamamında ihracat artışı kaydedildi.
Elektrik-elektronik ihracatı yüzde 73 artışla 121 milyon dolar, tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 22 artışla 116 milyon dolar, demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 44 artışla 78 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 21 artışla 32 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 34 artışla 29 milyon dolar olarak gerçekleşti.Ocak-Mayıs döneminde yüzde 5,3 seviyesinde gerçekleşen tekstil ve konfeksiyon ihracatındaki daralma, haziran ayında kaydedilen yüzde 22’lik artışın etkisiyle Ocak-Haziran döneminde yüzde 1,6’ya geriledi.Bu görünümün, sektörde uzun süredir devam eden daralma eğiliminin yavaşladığına ve toparlanma yönündeki olumlu sinyallerin güçlendiğine işaret ettiği değerlendirildi.
Önümüzdeki dönemde sektörün yeniden büyüme ivmesi yakalaması bekleniyor.
İngiltere İlk Sıradaki Yerini Korudu
Haziran ayında Denizli’nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke İngiltere oldu.
İngiltere’ye ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 83 artışla 90 milyon dolar olarak kaydedildi.
İngiltere’yi yüzde 37 artışla 39 milyon dolar ile ABD, yüzde 19 artışla 38 milyon dolar ile İtalya, yüzde 26 artışla 32 milyon dolar ile Almanya ve yüzde 60 artışla 23 milyon dolar ile Hollanda takip etti.
Reeskont Kredi Limitindeki Artış Olumlu Karşılandı
Reeskont kredilerinin günlük limitinin 4,5 milyar TL’den 5 milyar TL’ye yük
seltilmesi, ihracatçıların finansmana erişiminin desteklenmesi açısından önemli ve yerinde bir adım olarak değerlendirildi.Finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği ve krediye erişimin zorlaştığı mevcut koşullarda alınan kararın, ihracatçıların üretim, yatırım ve ihracat faaliyetlerine olumlu katkı sağlamasının beklendiği ifade edildi.Ayrıca, söz konusu düzenlemenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan başta Cumhurbaşkanı olmak üzere ekonomi yönetimi, ilgili bakanlıklar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve sürece katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara, ihracatçılar adına teşekkür edildi
Yıllık Enflasyon Yüzde 32,11 Seviyesinde Gerçekleşti
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Haziran ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,99, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yüzde 1,80 arttı.Bu gelişmeyle birlikte yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 32,11, Yİ-ÜFE’de ise yüzde 28,09 seviyesinde gerçekleşti.Haziran ayında aylık enflasyonun yüzde 0,99 ile görece sınırlı gerçekleşmesine rağmen, yıllık enflasyonun yüzde 32,11 seviyesinde bulunması fiyat baskılarının ekonomi üzerindeki etkisini sürdürdüğünü ortaya koydu.Enflasyona en yüksek katkıyı 9 puan ile gıda ve alkolsüz içecekler grubu sağlarken, konut 6 puan, ulaştırma ise 5 puan katkı verdi.Özellikle gıda ve barınma maliyetlerindeki yüksek seyir, hane halkı bütçeleri üzerindeki baskının devam ettiğine işaret etti.Aylık enflasyonda önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir görünüm oluşmasına karşın, yıllık enflasyonun hâlen yüzde 30’un üzerinde seyretmesi fiyat istikrarının tam anlamıyla sağlanamadığını ve dezenflasyon sürecinin zamana ihtiyaç duyduğunu gösterdi.Üretici enflasyonunun yüzde 28 seviyesinde seyretmesi maliyet baskılarının kısmen azaldığına işaret ederken, üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçiş etkisinin önemini koruduğu değerlendirildi.Maliyet tarafındaki iyileşmenin kalıcı hale gelmesinin, fiyatlama davranışlarının normalleşmesi ve reel sektörün planlama kapasitesinin güçlenmesi açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Türkiye İmalat PMI Haziran Ayında 47,1’e Geriledi
Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Mayıs ayında 49,8 seviyesinde bulunurken Haziran ayında 47,1’e gerileyerek imalat sanayisindeki faaliyet koşullarında belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Böylece sektördeki daralma eğilimi üst üste 27’nci aya ulaştı.Anket sonuçlarına göre üretimdeki yavaşlamanın temel nedenleri arasında Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu piyasa belirsizliği, yeni siparişlerde devam eden düşüş ve fiyat artışları yer aldı.Bölgedeki gerilim nedeniyle firmaların ham madde tedarikinde zorluk yaşamaya devam ettiği, tedarikçilerin teslim sürelerinin Haziran ayında da uzadığı görüldü.Bununla birlikte teslimat sürelerindeki bozulmanın Şubat ayından bu yana en sınırlı düzeyde gerçekleştiği kaydedildi.Zayıf talep koşullarının etkisiyle firmaların hem girdi hem de nihai ürün stoklarını azaltmayı sürdürdüğü gözlendi.
Sektörel PMI Verileri Zorlu Faaliyet Koşullarının Sürdüğünü Gösterdi
Haziran ayında imalat sanayinin büyük bölümünde faaliyet koşullarının zorlu seyrini koruduğu görüldü. Bu görünümün en belirgin istisnasını ise kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri sektörü oluşturdu. Söz konusu sektörde yeni siparişlerin güçlü artış göstermesiyle birlikte üretim yeniden büyüme eğilimine girdi. Genel görünümde ise enflasyonist baskıların bir miktar hafiflemesi firmalara sınırlı da olsa rahatlama sağladı. Buna karşın en güçlü maliyet baskılarının yaşandığı elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe tedarik zinciri kaynaklı gecikmelerin devam ettiği görüldü. Bu durumun önümüzdeki dönemde sektörün büyüme performansını sınırlayabilecek unsurlar arasında yer aldığı değerlendirildi. PMI verileri, birçok sektörde talebin istenilen seviyeye ulaşamadığını ve üretim faaliyetlerinin baskı altında kalmaya devam ettiğini ortaya koydu.Küresel talepteki dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve üretim üzerindeki maliyet baskılarının ihracatçı firmalar üzerindeki etkisini sürdürdüğü belirtildi.İmalat sanayinde üretim, sipariş ve tedarik süreçlerine ilişkin göstergelerde kalıcı iyileşmenin sağlanmasının, ihracat performansının sürdürülebilir şekilde güçlenmesi açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Merkez Bankası Politika Faizini Yüzde 37’de Sabit Bıraktı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, Haziran ayı toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların korunmasının büyük önem taşıdığı, yılın geri kalanında enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcı hale gelmesiyle birlikte para politikasında kademeli bir normalleşme sürecinin başlamasının beklendiği ifade edildi. Daha dengeli bir faiz ortamının üretim, yatırım ve ihracat üzerinde olumlu etkiler oluşturacağı değerlendirildi.
Bununla birlikte Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinden küresel enflasyonist baskıları artırması ve merkez bankalarının temkinli para politikalarını sürdürmesi nedeniyle ihracatçılar açısından belirsizliklerin devam ettiği vurgulandı.Yüksek enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin üretim ve ihracat üzerindeki baskısını sürdürdüğü belirtilirken, ihracatçıların rekabet gücünü koruyabilmesi ve yeni pazarlara açılabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesinin önemini koruduğu ifade edildi.mücadele önceliğinin devam etmesi, finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesine neden olurken, küresel talep ve yatırım iştahı üzerinde de baskı oluşturduğu ifade edildi.















