BOR GERÇEĞİ.Turkuaz Gazetesi

26 Mayıs 2022 - 17:40

Relieve generates rolex replica watches more practical .

BOR GERÇEĞİ.

BOR GERÇEĞİ.

Son günlerde özellikle sosyal medyada BOR ve TORYUM konusunda çoğu doğru olmayan birçok video çekilmekte ve halkımız yanlış bilgilendirilmektedir.

Madencilikle yakından bir ilişkisi olamayan bor ve toryum mineralleri görse tanıyamayacak olan, hayatında hiçbir maden ocağı görmeyen ama kendisini her konuda bilgili gören bir grup, bor ve toryumun ülkeyi kurtaracağı varsayımı ile birçok asılsız dedikoduyu piyasaya salıveriyorlar.

BORSEVERİM öyleyse vatanseverim söylemi kamuoyunu yanıltıyor… Bor’la köşeyi dönme umudu aşılayan, sanal bir bor dünyası yaratıyor: Bor stratejik madendir, petrolün yerini alacak, arabalar borla çalışacak… ABD borumuzun peşinde, ülkemizi işgal edecek. Halk arasında dolaşan dedikodunun bir bölümü maalesef  böyle.  Oysa, gerçek bor dünyası bu söylemlerden çok farklı.

Türkiye’den ihraç edilen bor madeninin %50’sini zaten ABD’li şirketler alıyor. Eti Holding, Türk sanayicisine bor madeni satmıyor. Borun stratejik maden olduğu iddiası, ’Türk’ün Türk’e propagandası’dır. Türk sanayicisini bordan uzak tutmanın bir aracıdır.
Gerek Türkiye’den ihraç edilen, gerekse dünyanın başka yerlerinde üretilen bor madenlerinin %80’i deterjan, cam ve seramik sektöründe kullanılıyor.

BOR NEDİR ?

Kökeni Arapça da Buraq/Baurach ve Farsça da Burah kelimelerinden gelen ve Simgesi (B) olan Bor’un atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81 ve ergime noktası 2190 ± 20 Co olup, periyodik sistemin üçüncü grubunun başında yer almaktadır. Yer kabuğunda toprak, kayalar ve suda yaygın olarak bulunan kristal yada amorf yapıdaki Bor miktarı ortalama 10 ppm mertebesindedir. Doğada bulunan Bor, kütle numaraları 10(%19,8) ve 11(%80,2) olan iki kararlı izotopun karışımından oluşmaktadır. Canlıların bu elementin varlığında evrim geçirdiği ifade edilmektedir. Bor ilk defa 1808 yılında Gay-Lussac ve Jacques Thenard ile Sir Humphry Davy tarafından Bor Oksit’in Potasyum ile ısıtılmasıyla elde edilmiştir. Daha saf Bor ancak bromit veya klorit formlarının tantalyum filamenti vasıtasıyla hidrojen ile reaksiyona sokulmalarıyla elde edilmektedir. Kimyasal olarak ametal bir element olan Kristal Bor, normal sıcaklıklarda su, hava ve hidroklorik/hidroflorik asitler ile soy davranış göstermekte, sadece yüksek konsantrasyonlu nitrik asit ile sıcak ortamda Borik Asit’e dönüşebilmektedir. Öte yandan yüksek sıcaklıklarda saf oksijen ile reaksiyona girerek Bor Oksit(B2O3), aynı koşullarda Nitrojen ile Bor Nitrit (BN), ayrıca bazı metaller ile Magnezyum Borit (Mg3B2) ve Titanyum Diborit (TiB2) gibi endüstride kullanılan bileşikler oluşabilmektedir.

Ülkemizde uzun yıllardır süren enflasyon ile son yıllarda sık aralıklarla tekrarlanan ekonomik krizin iki temel nedeni vardır, bunlardan birincisi ve en önemlisi her ne olursa olsun bir şeyler üretememek (bir şeyler üretmek için varını yoğunu ortaya koyan yatırımcının önüne de bürokratik engeller çıkarmak) ve devletin aşırı israfıdır. Her türlü mal ve hizmeti üretemeyen, ürettiğinden fazla tüketen, nüfusu hızla artan, gereksiz ve lüzumsuz sırf politik çıkarlar için devlet sektörüne aşırı memur ve işçi alan ve devletin elinde bulunan ve oldukça adaletsiz olarak dağıtılan lojmanlar ile makam araçları saltanatı sayesinde oluşan enflasyon ile ekonomik krizler maalesef  ülkemizde son yıllarda kronik hale gelmiştir.

Kriz ortamından çıkışın ve enflasyonu yenmenin ilk ve temel prensibi üretmektir. Ne olursa olsun üretmek ve ürettiğini de dünya ölçeğindeki değerine pazarlayabilmektedir.

Dünya kurulalı beri ön önemli artı değer üretilen iki sektör vardır, bunlardan birincisi kişilerin günlük ihtiyacını karşılayan tarım diğeri ise sanayileşmenin ve teknolojinin temelini oluşturan madenciliktir.

Teknolojinin hızla ilerlediği dünyamızda tohumların ıslahı, bitkilerin genleri ile oynamalar ve gelişmiş tarım aletlerinin kullanımı sonucu bizim gibi hala ilkel tarıma dayalı üretim yapan ülkelerin gelişmiş ülkelerle tarım sektöründe rekabet etme imkanları kalmamıştır.

Sanayileşmenin ve teknolojinin temelini oluşturan ve artı değer üreten madencilik sektörü ise hammaddenin bulunduğu alana bağlı olduğu için farklılıklar arz etmektedir. Petrol hammadde olarak bulunduğu ülkelerin gelişmişlik düzeyine bakmadan o ülkeleri zengin etmiş halkın refah seviyesini yükseltmiştir.

Bulunan her türlü hammadde günün teknolojisine uygun yöntemlerle üretilir ve pazarlanırsa bulunduğu ülkenin ekonomisine büyük katkı sağlar. Her hammadde için dünyada rezervlerinin ve üretimin büyük kısmını elinde bulunduran ülkeler bu fırsattan en iyi şekilde yararlanmaktadır. Dünyanın en büyük bakır rezervine sahip Şili’nin ekonomisinin büyük kısmını bakır ve türevleri oluşturmaktadır. Manyezit Avusturya ekonomisini, Mermer İtalya ekonomisini, Altın ve Elmas Güney Afrika, ekonomisini, Kömür, Doğal Gaz ve Krom Rusya ekonomilerine olumlu katkı sağladığı gibi yönde vermektedir.

Bor’da ise dünya rezervinin yaklaşık % 63’ünü ülkemizde yer almaktadır. Bu güne kadar bor üretiminde ülkemizde uygulanan aşırı devletçi politikalarla bu hammaddeden diğer ülkeler kadar artı değer elde edemedik. Son günlerde önümüze çıkan fırsatları tepmeden bu doğal hammaddemizi özel sektöre ve en son teknoloji ile üretim yapacak yabancı sermayeye açmalıyız.

Yılda yaklaşık 2.5 milyar dolar seviyesinde olan ham BOR pazarının, yarısını yani 1.2 milyar dolarlık kısmını biz alıyoruz. Bor madenciliğinde hiçbir sorun yok. Esas sorun 50-60 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen işlenmiş BOR pazarında. Biz bu pazardan hiç pay alamıyoruz. Bu pazardan pay alabilmek için İLERİ TEKNOLOJİYE sahip olmamız gerekiyor. Bunu başarabilecek olan tek kurum üniversitelerimiz. Üniversitelerimizin bu gün halen var olan bor teknolojilerini ülkemize transfer etmesi, yetmez bunun üzerine yeni teknolojiler üretmesi gerekiyor.

Aslında BOR madenciliğinde ve ham bor üretiminde hiçbir sorun yok. Dünya ham BOR pazarının yarısını biz üretiyoruz. Tamamını biz üretsek o sektörden alacağımız pay kalan 1 milyar dolar seviyesinde. Esas sorun işlemiş BOR pazarında.  Bu pazarın yarısını biz alsak yani her yıl 25-30 milyar dolarlık işlenmiş BOR pazarlayabilsek ülke olarak rahat bir nefes alırız.

Yabancı ülkelerinden borç para bulmaya çalıştığımız bu günlerde zengin maden yataklarımızın fakir bekçileri konumunda olmayalım. Bor ile ülke halkını kandırmayalım. Bor için özellikle bir üniversiteye özel görev verelim ve dünyada bor teknolojileri ile olan tüm gelişmeleri yakından takip edelim kendimiz bor için teknoloji geliştirelim.

Bu ülkenin sanayileşmesi için başta BOR olmak üzere tüm yeraltı zenginliklerimizi kendi imkanlarımızla yeryüzüne çıkarmak ve ondan en gelişmiş makine ve parçalarını üretmek zorundayız. Bunu başarabildiğimiz taktirde dünyanın en güzel kara parçası olan ANADOLU’da sonsuza kadar var olabiliriz.

 

Samet GÜNDÜZ

Maden Mühendisi

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

sperrmüll