
İnsan, zamanı geldiğinde icrai görevlerinden ayrılmalı; toprağa karışmadan önce edindiği bilgi ve deneyimleri, ilgili kişi ve kurumlara aktarmalıdır diye düşünürüm.
“Rüzgâr gibi geçti” denir ya…
Benim için de seksen bir yıl işte öyle geçti. Uzun ama bir o kadar hızlı bu yolculukta, sektörün her alanında öğrenmeye, beceri kazanmaya ve karşıma çıkan zorlukları aşmaya gayret ettim. Biriktirdiğim bilgiyi, sevgiyi ve emeği çevremle paylaşmaya çalıştım.
Üniversite–sanayi iş birliği anlayışıyla, sektörün daima içinde olmayı önemsedim. İşletmelerde doğruları ve yanlışları yerinde görmenin, öğrendiklerimi paylaşmanın bana verdiği mutluluk tarifsizdi. Bu süreçte çok sayıda gönül dostu edindim. Düştüğümde elimden tutan, dara düştüğümde yanımda olan tüm dostlarıma vefa borcum var.
Eğitim hayatımda İ.Ü. Fen Fakültesi Jeoloji Enstitüsü’nde çok iyi bir temel eğitimi aldım. İş hayatımın başlangıcında MTA Enstitüsü, Türkiye coğrafyasını gezerek, araştırarak tanıma imkânı bulduğum; mesleki bakışımı derinleştiren çok özel bir duraktı. Yurt dışı akademik çalışmalarımda bu birikimin büyük katkısını gördüm.
Edindiğim bilgiler ile Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerinde jeoloji, jeofizik, maden ve inşaat mühendislerinin yetişmesine katkı koyma fırsatı buldum.
Devletimizin desteğiyle, ara eleman yetiştirmeyi amaçlayan Torbalı Meslek Yüksekokulu “Fabrika–Okul Modeli” projesini hayata geçirdik. Türkiye’de üniversite düzeyinde; ocağı, fabrikası ve atölyesi olan ilk mermercilik eğitimini, maden, su, zemin ve deniz sondaj makineleriyle donatılmış ilk sondaj teknikerliği programını başlatmanın onurunu yaşadım. Ülkeme, bilgi ile beceriyi bütünleştirmiş genç teknikerler kazandırmak en büyük gururum oldu.
İzmir Belediye Başkanı ve Meclisinin destekleri ile İzmir Mezarlıklarında görev yapan mermercilerin gerek farklı dini inanışlar gerekse mezar lahitlerinin yapılış teknikleri, hüsnü hat, peyzaj ve hijyen bilgileri konularında TMY’ de eğitim almaları sağlandı. Başarılı olanların belgelenmesi ile “mermer mezar ustası” kimliği hayata geçirilerek İzmir Mermerciler Odası’nın kuruluşu sağlandı.
Bu çalışmalarım nedeniyle Hizmet Ödülü’ne layık görülmek ve üniversite yönetiminin konferans salonuna adımın verilmesine karar vermesi, benim için büyük bir onur oldu. Ancak en büyük mutluluğum; “ben” değil “biz” odaklı çalışmalarımın somut sonuçlarını görmekti. Öğrencilerimin hayattaki başarıları, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin gelişimi, ülkem için katma değeri yüksek ürünlere yönelik emeklerim ve yeni ürünler geliştirmeye dönük proje çalışmalarım, bana gerçek mutluluğu verdi.
Akademisyenlik yaşamımın yanı sıra; ocak jeolojisinden blok üretimine, fabrika tasarımından üretim proseslerine, ambalaj dizaynından sevkiyat süreçlerine, yurt dışı depo yapılanmalarından pazarlama stratejilerine kadar sektörün her aşamasında öğrenme ve öğretme çabası içinde oldum. Sektörün, dolayısıyla ülkemin kazançları benim gönül zenginliğim oldu.
Meslek örgütleri, dernek ve ihracatçı birlikleri kuruluş ve gelişim süreçlerinde aktif görevler üstlendim. Doğaltaş sektörünün kurumsallaşmasına, uluslararası tanınırlığının artmasına ve mesleki standartların gelişmesine katkı sağlayan pek çok çalışmanın içinde yer aldım. Bugün dünyanın en önemli doğaltaş fuarlarından biri kabul edilen “ “Marble İzmir” fuar organizasyonun 38 yıl önce ilk adımlarında yer almak ve yıllar boyunca bu yapının içinde bulunmak, meslek hayatımın unutulmaz anılarındandır.
Yayıncılık, doğaltaş tasarım yarışmalarında jüri üyelikleri, uluslararası kongreler, uluslararası sektörel zirveler (IWSS), AB projeleri ve pandemi koşullarında dahi sürdürülen bilimsel toplantılar… Tüm bu çalışmalar, ortak aklın ve kolektif emeğin ürünüdür. Hiçbirini tek başıma yapmadım.
Siz sayısız dostlarım…
İsimlerinizi tek tek yazmaya kalksam kitaplara sığmazsınız. Sizlerin, eşimin ve ailemin desteği olmasa, bu çalışmaların hiçbiri mümkün olmazdı. Hayatta olanlara şükranlarımı sunuyor, ebediyete intikal edenlerin ruhları şad olsun diyorum.
Bu yıl, birçok icrai görevimi devrediyorum. Deneyimlerimi, anılarımı, başarılarımı, başaramadıklarımı; sevinçlerimi ve hüsranlarımı kaleme almaya devam ediyorum.
Bu bir veda değil!
Yaşadığım sürece bilgi ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmayı sürdüreceğim.
Sevgiyle kalın,
dostça kalın.










