
Sevgili Meslektaşlarım, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin kıymetli üyeleri,
Bugün sizlerle, İMİB başkan adaylık sürecinde oluşan mağduriyeti ve bunun giderilmesi ile ilgili yaptığımız çalışmaları paylaşmak istiyorum.
Başkanlık adaylığımı geçen seneki İzmir Fuarı’nda açıkladım. Nisan 2025’te yola çıktığımızda önümüzdeki tablo çok açık ve netti. Başkanlığa seçilebilme şartı, 1 yıl şirket temsiliyeti ve 5 milyon dolar barajını geçmekti. Ekip olarak bütün hazırlığımızı buna göre yaptık. Sözlerimizi buna göre verdik. Yolumuzu buna göre çizdik.
Aylar boyunca sahadaydık. Gezmediğimiz yer kalmadı. Meslektaşlarımızla görüştük. Sektörümüzün sorunlarını, beklentilerini dinledik. Daha güçlü bir İMİB, Daha güçlü bir temsil, Daha iyi bir gelecek için, yılmadan çalıştık.
Tam, bu süreç ilerlerken, Tam insanlar bu kutlu yürüyüşe inanmışken, Tam, emek karşılığını bulmaya başlamışken, Bir anda kural değişti. 1 yıl olan temsil şartı, 2 yıla çıkarıldı. Ne zaman? Biz yola çıktıktan aylar sonra. Tabiri caizse, Maç oynanırken kural, dere geçerken at değiştirildi.
Seçim için bütün hazırlıklarımız tamdı, ta ki yönetmelikte bu madde değiştirilene kadar. Değişikliği Kasım ayında öğrendik. Yol arkadaşlarımızla birlikte, oluşan mağduriyetin nedenlerini istişare ettik. Hep birlikte karar alarak, yola devam dedik. Ticaret Bakanlığımızla, TİM Başkanlığıyla ve kurumların hukukçularıyla görüşerek, kararın mağduriyet oluşturmayacak şekilde uygulanması talebimizi arz ettik. Oluşan olumlu görüşler doğrultusunda da 2026’nın Ocak ayında Bakanlığımıza ve TİM’e dilekçelerimizi verdik. Bu süreçte ilgili Bakan Yardımcımız, İhracat Genel Müdürümüz ve Daire Başkanımız ile birlikte görüşmeler gerçekleştirdik. TİM hukuk müşavirlerimizin ve TİM başkanımızın görüşlerini aldık. Bu sorunun çözüleceğine, hakkaniyetin sağlanacağına, mağduriyetin giderileceğine yürekten inandık. Bu inançla da yolumuza devam ettik.
Ancak, seçime çok az bir zaman kala, 26 Mart’ta sorunun çözümünün seçim gününe yetişmeyeceği netleşti. İşte tam o an, mesele sadece bir seçim meselesi olmaktan çıktı. Mesele, emeğin, niyetin, verilen sözün ve ortaya konan iradenin sınandığı bir noktaya geldi.
Ben bu sektörde 40 yıl emek verdim, mücadele ettim, dostluklar kurdum, sorumluluklar aldım. Yol arkadaşlarımla birlikte çıktığımız bu yolda önümüzde iki seçenek vardı. Ya sessizce geri çekilecektik, Ya da şartlar değişse bile sektörümüze verdiğimiz sözden vazgeçmeyecektik. Biz, ekip arkadaşlarımızla beraber ikinci yolu seçtik. Çünkü, bu yola unvan için değil, bu sektöre hizmet etmek için çıktık, birlikte inandığımız bir geleceği kurmak için çıktık.
Belki kısa bir süre boyunca unvanım resmî olarak başkan olarak anılmayacak, ama bu süre zarfında ekibimizle birlikte yönetimin tam da içinde olacağım. Sorumluluk alacağım. Çalışacağım. Üreteceğim. Mücadeleye devam edeceğim. Çünkü liderlik, sadece bir unvan taşımak değildir. Liderlik, en zor anda geri çekilmemek, değişen şartlara rağmen yolundan dönmemek ve birlikte yürüdüğün insanlara verdiğin sözü sonuna kadar taşımaktır. Bu, yarım bırakılmayan bir mücadelenin, tutulan bir sözün ve sabırla taşınan bir inancın gereğidir.
Bugün aldığımız bu kararı, bu duruşu ve bu iradeyi sizlerin değerlendirmesine bırakıyoruz. Çünkü sizler neyin samimi, neyin hesaplı; neyin emek, neyin fırsatçılık olduğunu çok iyi görüyorsunuz. Biz, pes etmeyi değil, devam etmeyi seçtik. Biz, kırılmayı değil, daha sağlam durmayı seçtik. Biz, vazgeçmeyi değil, sektörümüze verdiğimiz sözü tutmayı seçtik.
Çünkü mesele, sektörümüzün sadece bugünleri değil, yarınlarıdır. Mesele, bu sektörü yarınlara “kimlerin” gerçekten taşıyacağıdır. Biz, sektörümüze, sektörümüzün adaletine ve vicdanına sonuna kadar güveniyoruz.
Şunu tekrar belirtmek istiyorum ki: Ali Emiroğlu olarak ben ve ekibimiz, hep birlikte bu kutsal göreve olan inanç ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Yaşadığımız bu sürecin değerlendirilmesini sektörümüzün takdirlerine bırakıyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
İMİB Başkan Adayı
Ali Emiroğlu










