
Ulusal medyada yer alan ve adeta bomba etkisi yaratan haberlerde, İMİB başkan adaylarından Ali Emiroğlu’nun seçime katılamayacağı ifade ediliyordu. Okuduğumda ve duyduğumda şok oldum. Çünkü yazılan haberler ve yazanlar ulusal çapta olan gazetelerdi. Üstelik biz bu haberleri Ali Emiroğlu tarafından düzenlenen basın toplantısındayken okuduk ve gördük.
Tam anlamıyla şok oldum.
Biz yönetim kurulu ve Ali Bey’in projeleri konuşulacak derken, Ali Bey’in bu konuyu anlatması, sektörde yaratacağı şok etkisinin aynısını bizde de yarattı.
Bunca yıldır bu sektörün içinde olan biri olarak, benzerine çok az rastladığım bir şaşkınlık yaşadığımı söyleyebilirim. Son iki gündür konuyu konuşabileceğim, fikir danışabileceğim herkese ulaştım; araştırdım, anlamaya çalıştım. Nihayetinde Ali Bey’in yaptığı basın açıklaması da bu durumu teyit etmiş oldu.
İlk şaşkınlığım zamanla yerini bir miktar üzüntüye bıraktı.
Çünkü bu kadar önemli bir kariyere sahip bir madencinin böylesi bir olaya mahal vermesini beklemezdim. İMİB gibi sektörün en önemli kurumunu yönetmeye talip bir başkan adayının, evrak yeterliliği olmadan yaklaşık on ay boyunca seçim kampanyası yürütmesi; yalnızca kendisinin değil, yönetim kurulunun ve en önemlisi sektörün ve yol arkadaşlarının vakit kaybetmesine yol açtı.
Hoş yol arkadaşları Marble koridorlarında vefa göstererek biriz diriyiz mesajını işlediler, sektörün sorularına yetişmeye çalıştılar. Buna zaman zaman bende şahitlik ettim. Bu vefayı görmemezlikten gelemezdik.
Yapılan açıklamalarda Ali Bey’in haksızlığa uğradığı ifade ediliyor. Ancak tarihler aynı duyguyu taşımıyor. Kendi basın açıklamalarına bakıldığında, 2025 Temmuz ayından bu yana bilinen bir konunun bu kadar süre kamuoyundan saklanmış olması, birçok kişi gibi beni de şaşırttı.
Aynı ihracatçı birliklerindeki yönetim kuruluna girebilmek için 5 milyon ihracat yapma şartı getirildiğinde nasıl şaşırdıysam, Bu olay daha fazla şaşırttı.
ALİ BEY’İN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISINDA BU ŞAŞKINLIĞIMI KENDİSİNEDE SÖYLEDİM.
Basın toplantısında herkesle kucaklaştık, hatta sektörün sevilen sayılan insanlarından bir tanesi olan Ergün Efendioğlu abime bu enerjiyi nerden buluyorsun diyerek takıldık. Her şey güzel her şey mutlu bir tablo içindeydi. Ali Bey ile Ergün Bey şakalaşıyor şakalar arasındaki ‘atom karınca’ lafları geçiyordu.
Haber İstanbul medyasından düşünce Allah var başta benim suratım asıldı, böyle bir toplantıda böyle bir haberi kim görse bozulur. Bozulduk da, aynı haber salondaki birkaç kişinin telefonuna da düştü. Ali Bey’in açıklamaları bittikten sonra Ali Bey’e dönerek sordum. ‘Ali Abi siz bu güne kadar kanun ve yasaları çok iyi takip eden bu konuda kafa yoran bir insanısınız bunu nasıl atladınız?’ diyerek sordum.
Allah için Ali Bey çok direyetli karşıladı, bir şey olmayacağını ve bu durumun bir şey değiştirmeyeceğini söyledi. Medyanın bu anlamda belden aşağı davrandığını ve bunun kendisini ve arkadaşlarını etkilemeyeceğini ifade etti.
Tüm bunlara rağmen bu durum başta Ali Bey’i üzdüğü gibi bizlerde üzüldük.
Sektör temsilcilerinde bazı arkadaşlarımıza bu konuyu sorduğumuzda değişik görüş sunanlar oldu.
Dürüst olmak gerekirse bugün haberin yeni ortaya çıkmış olması bir mağduriyet gerekçesi olarak anlatılıyor. Oysa bir konuyu yaklaşık on aydır biliyorsanız, ne yazık ki ortaya çıkan sonuçta en büyük mağduriyetin kendi kendinize yaratıldığını kabul etmek gerekir. Ve elbette bu durum, sektörü de doğrudan etkileyen bir tablo oluşturmuştur.
Unutmamak gerekir ki bu bir seçimdir. Oy verenlerin kriterleri kendilerini bağlar ve her tercihe her zaman sonsuz saygı duymak gerekir. Tarafların bu gelişmeyi seçim malzemesi yapması da kaçınılmazdır; Herkes kendi açısından anlatacak, madenciler ise tüm bu anlatılanları değerlendirerek karar verecektir.
Ancak artık önümüzde çok kısa bir süre var. Yaklaşık bir yıldır dinlediğimiz bir aday yerine, yeni bir adayı tanıtılması, yeni baştan başlamak gibi olacak. Üstelik yeni adayın emanetçi olmasını kabul edenler ve etmeyenlerde oluşmaya başladı.
Ali Abi basın toplantısında yeni başkan adayının Ergün Efendioğlu olarak belirtti. Ergün Bey’i sektörde herkes sever, başta ben severim sayarım. Ama seçilmesi halinde nasıl bir yol haritası izleyeceği, görev dağılımının nasıl şekilleneceği ve yönetim modelinin nasıl işleyeceği sektöre açık şekilde anlatılmalıdır.
Şu ana kadar dile getirilen bazı yolların ise uygulamada nasıl karşılık bulacağı konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor. Denetleme kurulu üyeliğinden başkanlığa geçiş nasıl olacak, yedek üyelik durumunda süreç nasıl işleyecek… Bu soruların net yanıtları verilmeden güven oluşturmak çokta kolay olmayacak çünkü zaman çok daraldı. Elbette bu konuları bizlerde araştıracağız, soracağız. Sizlerle paylaşacağız.
Yaşananları bir hata olarak yorumlamak istiyorum. Ancak ister hata olsun ister bir iş kazası, her iki durumda da dersine iyi çalışmanın ve süreci doğru yönetmenin ne kadar önemli olduğu ortadadır.
Kalan kısa sürede, süreci iyi bilen bir danışmanlık desteği alınması belki yeni hataların önüne geçebilir. Çünkü bu süreç artık yalnızca bir adayın değil, tüm sektörün itibarıyla doğrudan ilişkilidir.
Aynı gün içinde paylaşılan Sayın Ali Emiroğlu’nun Basın Açıklaması aşağıdaki gibidir:
Değerli Meslektaşlarım,
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) seçim sürecinde, sektörümüzün ortak iradesiyle çıktığımız bu yolda, ilk günden beri her kesimi kucaklayan çok güçlü ve yetkin bir ekiple omuz omuza yürüyoruz. Türkiye’nin dört bir yanını karış karış gezdik; elini sıkmadığımız, derdini dinlemediğimiz tek bir meslektaşımız kalmasın istedik. Ziyaretlerimizde gördüğümüz büyük teveccüh, harcadığımız emeğin sahada ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu bizlere bir kez daha kanıtladı. İnsanın biriktirebileceği en güzel birlikteliği ve dostluğu hepiniz elinizden geldiği ölçüde samimiyetle gösterdiniz. Sağ olun, var olun.
Bildiğiniz üzere, 18 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik değişikliğiyle, adaylık için temsil edilen şirketteki resmi yönetici/temsilci olma süresi şartı bir yıldan iki yıla çıkarılmıştır. Seçime çok kısa bir süre kala yapılan ve normal şartlarda bir sonraki dönemi etkilemesi gereken bu ani değişiklik, maalesef mevcut süreci de kapsayan ve kazanılmış haklarda mağduriyet yaratan bir şekilde uygulamaya konulmuştur.
Aile şirketimiz MRT Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’inin kurulduğu 2013 yılından bu yana en geniş yetkilere haiz vekil sıfatıyla işleri yönetmekteyim. Ancak Yönetim Kurulu üyeliğimin resmi başlangıç tarihinin 6 Şubat 2025 olması sebebiyle, MRT Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına adaylığımın önünde hak etmediğimiz bir engel oluşmuştur.
Önümüzdeki seçim süreci, sadece bir yönetim değişikliği değil, sektörümüzün 10 yıllık vizyonunu belirleme sürecidir. Temel ilkemiz, Ülkemiz madencilik sektörünün itibarını her türlü kişisel tartışmanın üzerinde tutmaktır. Yargı süreçlerine olan saygımızı korurken; şeffaf, hesap verebilir ve uluslararası ticarette güven telkin eden bir yönetim yapısının kurulması için kararlıyız. Seçmenimizin, sektörün geleceğini emanet edeceği ismi seçerken hem projeleri hem de seçeceği ekibin kurumsal temsil kabiliyetini en ince ayrıntısına kadar değerlendireceğine güvenimiz tamdır.
Kurumumuzun itibarını ve üyelerimizin haklarını korumak için hukukun üstünlüğü ilkemizdir. İMİB’in ulusal ve uluslararası arenadaki güvenilirliği, her türlü tartışmanın üzerindedir. Sektörümüzü temsil edecek makamların hiçbir şaibe altında kalmaması önceliğimizdir. Bu konuda Ticaret Bakanlığı, TİM ve söz konusu kurumların hukuk birimleri nezdinde gerekli müracaatlar ve temaslar yapılmış ve sonuçlanması adına yakın takibimizde süreçler devam etmektedir.
İhracatçılarımızın emeklerini ve sektörün geleceğini, hukuki tartışmaların uzağında, sadece liyakat ve başarı odaklı bir yönetimle ileriye taşımayı hedefliyoruz. Şeffaf yönetim anlayışımız gereği, tüm iddiaların ve süreçlerin kamuoyu önünde dürüstçe değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Üyelerimizin vicdanı ve feraseti en doğru kararı verecektir.
Hukukun temel ilkelerinden biri, kişinin aleyhine sonuç doğuran kanunların geçmişi etkileyecek şekilde uygulanmamasıdır. Şu anda yaşamakta olduğum bu haksızlığın seçimden sonra kısa bir süre içinde olumlu anlamda çözümleneceğine inancım tamdır, bu konuda tüm Yönetim Kurulu adayı arkadaşlarımla birlikte yoğun temaslarımız ve hukuki sürecimiz devam ettirilmektedir.
Bu minvalde bu konu çözümlenene kadar Efendioğlu Mermer’in temsilcisi Sayın Ergün Efendioğlu Başkanlığı yürütecek, Alacakaya Mermer temsilcisi Sayın Oğuzhan Arslan ve Aksu Madencilik temsilcisi Sayın Bülent Aksu Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüteceklerdir. MRT Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. de Yönetim Kurulu’nda yer alacaktır. Ben ise kendime ait olan şirketim ile denetleme kurulunda yer alarak resmi olarak yönetim kurul toplantılarına katılacağım. Bu sorun çözüldüğünde görevi devralarak Başkan olarak İMİB’e aralıksız katkı sunmaya devam edeceğim. Fiilen yönetimsel anlamda hiçbir kopukluk yaşanmayacaktır. Ekibimiz iradesini korumuş ve projelerimizi aksatmadan hayata geçirmek adına içinde bulunduğumuz durumun şartlarına göre bir yol haritası oluşturmuştur. Yönetim Kurulumuzdaki her bir isim tek başına Başkanlığı yürütebilecek tecrübede ve yetkinlikte iş insanlarıdır. Sektörü layıkıyla hep birlikte temsil etmeye devam edeceğiz ve hep birlikte kazanacağız!
Saygılarımla,
Ali Emiroğlu
Marble Fuarı alakalı izlenimlerimi bir sonraki köşemde işleyeceğim. Bu konu fuarda bütün konuların önüne geçti. Bir sonraki köşemde mermer fuarında dikkatimizi çekenleri aktarmaya çalışacağım. buradan seçinin her iki gurup için hayırlı olmasını temenni eder,yaşanacak gelişmeleri an ve an objektif gazetecilik gereği paylaşacağımız kesindir.
Hoşca kalın dostça kalın.













