
“Maden Bir İş Kolu Değil, Milli Servettir”
Konuşmasında madenciliğin sadece ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Başkan Şimşek, “Madencilik bir devlet politikası olmalı. Bu sektör sadece bir iş kolu değil, 85 milyon vatandaşımızın ortak paydası ve milli servetidir. Ülkemizin kalkınma yolculuğunda yer altı kaynaklarımızı bilimsel yöntemlerle ekonomiye kazandırmaya kararlıyız,” dedi.
“Betona Ses Çıkarmayıp Madene Karşı Durmak Çelişkidir”
Çevre duyarlılığı adı altında madencilik faaliyetlerine engel olunmasına tepki gösteren Şimşek, çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Marmara Adası’ndan Hatay-Suriye sınırına kadar zeytinliklerin imara açılıp beton binaların yükselmesine sessiz kalan kesimlerin, konu maden olduğunda “yer yerinden oynatmasını” kabul edilemez bulduğunu belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
“Betonlaşmaya sessiz kalıp madenciliğe ‘hayır’ demek büyük bir çelişkidir. Bu yaklaşım, sürdürülebilir bir gelecek için en büyük engeldir. Biz çevremizle barışık, bilimsel ve modern madencilikten yanayız.”
Üniversite ve Sanayi El Ele Vermeli
Sektörün teknolojik ve akademik altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini savunan Hanifi Şimşek, üniversite-sanayi iş birliğinin kağıt üzerinde kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Maden ve Jeoloji mühendisliği bölümlerine laboratuvar düzeyinde ciddi bütçeler ayrılması çağrısında bulunan Şimşek; TOBB, odalar ve ihracatçı birliklerinin üniversitelere somut katkılar sağlamasının bir zorunluluk olduğunu belirtti.
“18 STK İle Tek Yürek Olduk”
Sektördeki birliktelik ruhuna da değinen TÜMMER Başkanı, kurulan platformun önemine dikkat çekti. 18 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek oluşturduğu yapının verimliliği artırdığını söyleyen Şimşek, “Düne göre bugün çok daha güçlüyüz. Ekip çalışmasıyla ve maden komitesi üyelerimizin sektöre sahip çıkmasıyla Türkiye madenciliğini hak ettiği yere taşıyacağız,” diyerek kararlılık mesajı verdi.
İbrahim Halil Kırşan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen toplantı, kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla sektördeki bilgi kirliliğini gidermek adına atılan en önemli adımlardan biri olarak değerlendirildi.












