
İMİB Yönetim Kurulu’nu, Türk Doğaltaş Mermer sektöründen sekiz firma ve endüstriyel mineraller ile metalik madenlerden ise üç firmayla oluşturduğunu belirten Emiroğlu, tüm çalışma arkadaşlarıyla İMİB’in yeni dönemde sadece bir temsil makamı olmasının ötesine geçerek, üreticinin ve ihracatçının her aşamadaki sorununa doğrudan müdahil olan etkin bir yapıya dönüşmesini sağlayacaklarını vurguladı. Hiçbir kurumu ve kişiyi ötekileştirmeden çalışacağının bilincinde olan yetkin bir ekiple yola çıktığını vurgulayan Emiroğlu, geçmiş yönetimlerin hizmetlerini bir bayrak yarışı anlayışıyla geliştirip devam ettireceklerinin sözünü verdi.
Emiroğlu, “Ayrışan değil, güçlenen bir birlik için geliyoruz” dedi.
Emiroğlu, sektörün nabzını sahada tuttu
Başkan adaylığını açıkladığı ilk günden itibaren Türkiye’yi karış karış gezen Ali Emiroğlu, bu süreçte mermer ocaklarından en ücra atölyelere, satış depolarından büyük fabrikalara kadar yüzlerce işletmeyi bizzat ziyaret ettiğini söyledi. Anadolu’nun her köşesindeki Doğaltaş – Mermer ve maden sahalarında üyelerle bir araya gelmekten duyduğu mutluluğu ifade eden Emiroğlu, “Ziyaretlerimizde genel sektörel tıkanıklıkların yanı sıra her bölgenin kendine has zorluklarını ve sorunlarını da yerinde tespit etme fırsatı bulduk. Sahadaki bu doğrudan temaslar, çözüm vizyonumuzun temelini oluşturacak. Birlik üyelerinin sesini bizzat iş yerlerinde dinleyerek hazırladığımız yol haritası, sektörün gerçek ihtiyaçlarına cevap verecek. Bundan böyle seçildikten sonra bölgesel toplantıları yönetim kurulu ile birlikte yıl içerisinde de yapmaya devam edeceklerinin ve sorunların sürekli takipçisi olacaklarının sözünü verdi” dedi.
“Hep birlikte ortak bir akıl etrafında kenetleneceğiz”
Seçim maratonunun son düzlüğünde ihracatçıların beklentilerini analiz eden Ali Emiroğlu, 30 Nisan tarihinin sektör için bir yol ayrımı olduğunu belirtti. Mevcut yapının daha proaktif bir hal alması gerektiğini ifade eden Emiroğlu, “Birliğimizin asıl görevi, ortak bir akıl etrafında kenetlenip, güçlü bir birlik anlayışını hakim kılarak madencilik ve mermer sektörünün karşılaştığı engelleri yek vücut halinde kolayca aşmak olmalıdır. Sahanın bizden beklentisi de budur” dedi.
“Bölgesel riskleri ve dünya ihracatımızın değişen maden ve mermer taleplerini doğru okuyan ve ihracatçısını yalnız bırakmayan bir yönetim olacağız”
Özellikle son günlerde Orta Doğu’da yakın bölgemizde yaşanan çatışmaların lojistik ve enerji maliyetleri üzerindeki doğrudan etkisine değinen Emiroğlu, dış ticaretin artık her zamankinden daha fazla küresel dengelerle yönetildiğini ifade etti. Sıcak çatışmaların lojistik hatlarda yarattığı tıkanıklıkların ihracatçının süreç yönetiminden ötürü en büyük maliyet kalemi haline geldiğini belirten Emiroğlu, çözüm perspektifini şu sözlerle aktardı:
“Komşu ülkelerde yaşanan gerginlikler ve lojistik yol güzergahlarındaki kritik noktalarda yaşanan belirsizlikler, mermer sektörünün başını çok ağrıtan konteynır sorunları gibi çözümsüz kalmış sorunlar rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Bu noktada İMİB uluslararası alanda kurumsal kimliğini daha aktif bir şekilde kullanarak kamu kurum ve otoriteleri ile birlikte alternatif rotalar geliştiren ve eşgüdümlü hareket eden bir kriz yönetimi performansıyla çalışmak zorundadır. Navlun ve konteyner sorunlarının, limanlarda yaşanan ilave maliyetlerin çözümüne ilişkin ilgili bakanlıklar nezdinde oluşturacağımız çalışma grupları ile dünyada, yakın çevremizde ve Avrupa’da uygulanan navlun uygulamalarından ihracatçımızın eşit şartlarda faydalanmasını, ayrımcılığa uğramamasını sağlayacağız. Limanlar ve lojistik zincirindeki darboğazların azaltılması için aktif girişimlerde bulunacağız. Bunun yanı sıra ülkemizde kritik öneme haiz İzmir, Mersin, İskenderun ve Gemlik gibi limanlarla daha yakın iş birlikleri kurup lojistik zincirinde yer alan tüm sorunların çözümünü en kısa sürede sağlayacağız.
Son dönemde dünyada yaşanan gelişmelerden ötürü değişkenlik gösteren taleplere ilişkin hep birlikte yeni bir hikaye yazmamız gerekiyor. Rakamları değerlendirdiğimizde özellikle Çin nezdinde ülkemizin ihracat rakamlarında düşüş gözlenirken, Çin’in diğer ülkelerden yaptığı ithalatlarında yaşanan artışların çok dikkatle değerlendirilmesi ve bu hususta markalaşma ve ihracat stratejisi kapsamında ürünlerimizi ortak akılla yeni hikayeler ile buluşturmanın yollarını arayacağız. İhracatımızı sürdürülebilir bir artış temposuna kavuşturmayı hedeflemekteyiz.”
“Atölyelerimizden ocaklarımıza kadar her kesimin hakkını koruyacağız”
Sektörün mutfağından gelen bir isim olarak mermercilerin yaşadığı kronik sorunları yakından bildiğini dile getiren Emiroğlu, özellikle ruhsat süreçlerindeki tıkanıklıklara dikkat çekti. Artan maliyetler ve izin süreçlerindeki belirsizliklerin sektörü yeni yatırımlardan uzaklaştırdığını vurgulayan Emiroğlu, “Mermer sektörümüz, küresel moda akımları nedeniyle sürekli yeni ocaklar açma zorunluluğuyla karşı karşıya. Mermer moda olduğu dönemde üretimi yapılıp ekonomiye kazandırılırsa ülkemiz için nadir metal statüsündedir. Ancak mevcut idari ve mali yükler, üreticilerimizin rekabet gücünü yok ediyor ve ruhsat terk etme noktasına getiriyor. Özellikle rehabilitasyon bedelleri gibi ek maliyetlerin rekabet gücümüze etkilerini hassasiyetle aktaracağız. Bizim önceliğimiz, Türk mermerini dünyaca ünlü mimar ve tasarımcılarla iş birliği yaparak global bir marka değerine dönüştürmek. Özellikle atölyelerimizin tasarıma ve dekorasyona yönelik proje bazlı imalat yapabilme kabiliyetlerini geliştirip bir çekim merkezi haline dönüştürerek ihracat dünyasında katma değerli birer ihracatçı olmaları yönünde el birliği ile hareket edeceğiz. Atölyesinden ocakçılarımıza kadar her paydaşın hakkını koruyacağız.
15 milyar dolarlık ihracat hedefi
Türkiye’nin madencilikten kaynaklı 60 milyar dolara yaklaşan dış ticaret açığını kapatmanın en gerçekçi yolunun mermer ve maden ihracatını artırmak olduğunu savunan Emiroğlu, sektörün milli hasıladaki payının potansiyelinin çok altında kaldığını belirtti. Madenciliğin gelişmiş ülkelerdeki yüzde 4-15’lik payına karşın Türkiye’de bu oranın yüzde 1,5 seviyelerinde olmasını büyük bir sorun olarak nitelendiren Emiroğlu, “Doğru politikalar ve güçlü bir temsil ile mevcut 6 milyar dolarlık ihracatımızı kısa sürede 15 milyar dolar bandına taşımamız mümkün. Ürettiğimiz cevheri metalurji ve kimya sanayisiyle buluşturan ve uç ürün odaklı bir zincir oluşturan stratejik bir yaklaşımı hayata geçireceğiz” dedi.
“Sektörün itibarını hak ettiği zirveye taşıyacağız”
Sektöre yönelik kamuoyu algısını teknik veriler ve şeffaf iletişimle değiştireceklerini ifade eden Emiroğlu, madenciliğin sürdürülebilir bir gelecek için vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. Yanlış bilgilerle oluşturulan olumsuz algıları yıkmak için “Sorumlu Madencilik” prensiplerini İMİB’in kurumsal omurgası yapacaklarını belirten Emiroğlu, “Madencilik ve Doğaltaş – Mermer sektörünün gerçeklerini, üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak her platformda anlatacağız. Çevreyle uyumlu ve toplumla barışık bir madencilik kültürü, sektörümüzün itibarını hak ettiği zirveye taşıyacaktır” sözleriyle çözüm odaklı yaklaşımını vurguladı.
“30 Nisan’da değişime oy verin”
Ali Emiroğlu, 30 Nisan’daki seçimin bir güven oylaması olduğunu hatırlatarak, “İMİB’i sorunlarımızın çözümünün merkezi haline getirmek için tüm ekibimle göreve hazırım. İMİB’i sektörümüzün her bir ferdinin ve kesiminin kendini ait hissettiği güçlü bir çatı haline getirmenin mücadelesini vereceğiz. Sektörün yalnızca sorunlarla değil, ülkeye sağladığı katkıyla da konuşulmasını sağlayacağız. Madenciliğin sadece yaptığı üretimlerle ve ihracatla değerlendirilmesinden ziyade, uç ürünlerde faaliyet gösteren her türlü ana sektör için olmazsa olmaz olduğu bakış açısını yaygınlaştıracağız. Mevzuat değişikliklerinde sektörün görüşünün dikkate alındığı ve birkaç işletmenin yaptığı hatalardan ötürü faturasının tüm sektöre kesilmediği güçlü bir temsil yapısını oluşturacağız. İMİB’in görev, yetki ve sorumluluklarını kişilere bağlı değil, kurumsal kültüre dayalı bir yönetim anlayışına kavuşturacağız. Böylelikle birliği bizden sonra da sektörü sorunsuz temsil edecek bir kurumsal yapıya dönüştüreceğiz. Made in Türkiye ibaresinin itibarını yükseltecek projeler geliştirecek, Turkish Stones, Turquality projelerinin gelişiminin ısrarla takipçisi olacağız. Sektörün tüm yapısal sorunları için uzman çalışma grupları kurup, “Geleceği Şekillendirenler Kurulu” nu hayata geçireceğiz. Bu kurul vasıtasıyla tüm yeni nesil genç mermerci ve madencilerin geleceğin yönetim anlayışını bugünden oluşturmasının ve mevcut yönetime vizyoner katkılarının anında aktarılmasını sağlayacağız. Bu vizyonla, 30 Nisan’da tüm üyelerimizi sektörün geleceğine sahip çıkmaya davet ediyor, gelin, sektörümüzü hak ettiği geleceğe el birliğiyle taşıyalım diyorum. HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ diyerek tüm üyeleri değişim için oy vermeye davet ediyorum.” diye belirtti.








