Erkek İşi Kadın İşi YokturTurkuaz Gazetesi

15 Ağustos 2022 - 22:45

Relieve generates rolex replica watches more practical .

Erkek İşi Kadın İşi Yoktur

Erkek İşi Kadın İşi Yoktur

Sabancı Vakfı olarak kadın istihdamını destekleyen ve toplumumuza ”erkek işi kadın işi yoktur” mesajını son derece anlamlı bir şekilde veren ‘Gücümün Farkındayım, İşimin Başındayım’ projesini desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.

 SABANCI VAKFI

Merhum Hacı Ömer Sabancı’nın ‘ Bu Topraklardan Kazandıklarımızı Bu Toprakların İnsanlarıyla Paylaşıyoruz ’ felsefesini benimseyen Vakıf, çizgisini değiştirmeden yoluna devam ediyor.

1974 yılında Adana da Sabancı Kardeşler tarafından kurulan SABANCI VAKFI 2007 yılında başlatılan Hibe Programlar ile Türkiye’de sivil topluma 14 yıldır kesintisiz hibe desteği veren tek vakıf olma liderliğini korumaktadır.

Sabancı Vakfı & Afyonkarahisar İş Kadınları Derneği’nin (AFİKAD), ‘Gücümün Farkındayım, İşimin Başındayım’ projesi ile bir araya gelerek Mermer sektöründe çalışan kadınların eğitimler yoluyla toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve hakları konusunda farkındalıklarının artmasını, kadınların her sektörde var olabileceği algısının yaygınlaştırılmasını, kariyerlerine devam etmelerini ve yükselebilmeleri için gerekli destek mekanizmalarının oluşturulmasını hedefleyen projede ile bir araya geldi.

Sabancı Vakfı hakkında merak ettiklerimizi sorduk. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel SAFKAN bizi kırmayarak merak ettiklerimizi yanıtladı bizde siz okuyucularımızla paylaştık.

TR: Sabancı Vakfı Hakkında Biraz Bilgi Almak İstesek, Vakfı Nasıl Anlatırdınız?

Sabancı Vakfı, merhum Hacı Ömer Sabancı’nın “Bu Topraklardan Kazandıklarımızı Bu Toprakların İnsanlarıyla Paylaşmak” felsefesini benimseyen Sabancı kardeşler tarafından 1974 yılında Adana’da kuruldu. Vakfın vizyonu, bütün bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum. Vakfımıza ilk can suyunu veren ise tüm mal varlığını vakfımıza bağışlayan Sadıka Sabancı oldu.

Sabancı Vakfı, 2006 yılında İstanbul’a taşınarak yeni bir döneme girdi ve kurumsal kapasitesini artırmak için önemli yatırımlar yaptı. Vakfımız kurulduğu günden beri dünyadaki Vakıfçılık ve filantropi sektörünü yakından takip etti ve yurt dışındaki deneyimleri Türkiye’ye getirmek için öncü çalışmalar yürüttü.  Sosyal değişim, kültür-sanat ve eğitim alanlarında yürüttüğü faaliyetlerini; kadın, genç ve engelli bireylerin “toplumda eşit fırsatlara sahip olmalarını ve topluma aktif olarak katılımlarını destekleyen” programlara odaklanarak genişletti ve 2006 yılındaki strateji çalışması ile Vakıf yeni bir misyon kazandı. Bu misyon, “toplumsal sorunlara eğilmek” olarak adlandırıldı. 2007 yılında başlatılan Hibe Programlar ile Türkiye’de sivil topluma 14 yıldır kesintisiz hibe desteği veren tek vakıf oldu.

TR: Vakıf olarak neler yapıyorsunuz?

Sabancı Vakfı olarak kurulduğumuz günden bu yana kadın, genç ve engellilerin topluma aktif ve eşit katılımı için farklı alanlarda birçok çalışma yürütüyoruz. Örneğin; ülkemizde kültürel-sanatsal etkinliklerin yaygınlaşmasını sağlamak ve geleneksel değerlere sahip çıkmak amacıyla kültür-sanat etkinliklerini destekliyoruz. Bu kültür sanat faaliyetleri arasında; 22 yıldan bu yana destek verdiğimiz Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, 14 yıldır desteğimizi sürdürdüğümüz Ankara Müzik Festivali, kurulduğundan bu yana Şef Cem Mansur’un sanat yönetmenliğinde faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası, 17 yıldır destek verdiğimiz Metropolis Antik Kenti ve bu sene beşincisini düzenlediğimiz Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması bulunuyor.

Kültür sanat faaliyetlerimize ek olarak 11 yıl önce başlattığımız “Fark Yaratanlar” programı ile toplumsal gelişmeye katkıda bulunan kişilerin öykülerini tüm Türkiye ile paylaşarak farkındalık yaratmayı ve izleyenlere ilham vererek onları da fark yaratmaya teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra 13 yıldır düzenlediğimiz Filantropi Semineri ile de sivil toplum, özel sektör ve kamu kuruluşu temsilcilerini uluslararası uzmanlarla bir araya getirerek sivil toplum alanındaki yeni yaklaşımlar konusunda bilgi paylaşımına imkân sunuyoruz.

TR: Sabancı Vakfı için ‘Eğitim’ konusu olmazsa olmazlardan biri. Peki, Sabancı Vakfı için eğitim neden bu kadar önemli?

Vakfımızın yıllardır odaklandığı ana alanlardan biri “Eğitim”. Vakfın birçok faaliyeti, eğitime dokunuyor, eğitimi destekliyor. Çünkü eğitime yatırımın, sürdürülebilir değişim ve toplumsal gelişim hedefi için kilit nokta olduğunu düşünüyoruz. Bu düşünceyle 46 yıldır eğitime destek vermeye devam ediyoruz. Başta Sabancı Üniversitesi olmak üzere aralarında pek çok okul ve yurdun yer aldığı 120’den fazla kalıcı eserimiz var. Kalıcı eserlerimize ek olarak kuruluşumuzdan bu yana, 48 binin üzerinde burs vererek üniversite öğrencilerinin eğitimlerine devam etmelerine destek sağlıyoruz. Her yıl toplamda 1.500’e yakın öğrenci Sabancı Vakfı’nın bursları ile eğitimlerini sürdürüyor. Vakıf olarak ayrıca her sene öğrencilerin eğitim, sanat ve spor alanlarındaki başarıları takdir etmek amacıyla ödüller veriyoruz. Tüm bunların yanında, eğitim alanında çalışmalar yapan sivil toplum örgütlerine hibe desteği sağlıyoruz.

 TR: Sabancı Vakfı Hibe Programları ile ne amaçlanıyor?

Sabancı Vakfı olarak toplumsal gelişmede sivil toplum kuruluşlarını en etkili aktör olarak görüyoruz ve bu aktörleri hibelerle desteklemeyi, güçlendirmeyi odağımıza alıyoruz. Çünkü toplumsal kalkınma için itici güç olan kurumlar desteklenirse toplumun da güçleneceğine inanıyoruz. Bu yüzden Hibe Programları ile kadın, genç ve engelli bireyler ile çalışan, toplumsal gelişmeye katkıda bulunacak ve sorunlara çözüm üretecek sivil toplum kuruluşlarının projelerine destek veriyoruz.

Hibe Programları içinde eğitimi önceliklendirerek “Kaliteli Eğitimin Desteklenmesi”, “Eğitime Erişimin ve Devamın Sağlanması” ve “Hak Temelli Yaygın Eğitim Çalışmalarının Desteklenmesi” alanlarındaki projelere destek sağlıyoruz. Türkiye’de sivil toplumu uzun yıllardır kesintisiz destekleyen tek vakıf olarak Hibe Programları’na başladığımız yıldan bu yana geçen 14 yılda Türkiye’nin 76 ilinde, 173 projeye, 28,5 milyon TL hibe desteği verdik. 2020-2021 dönemi için ise Türkiye’nin 58 ilinden 254 proje başvurusu aldık ve bu yıl 8 projeye hibe veriyoruz.

TR: Sabancı Vakfı’ndan hibe desteği alma kriterleri nelerdir? 

Destek verilecek projeler, sivil toplum alanında deneyimli kişilerden oluşan bağımsız Değerlendirme Kurulu’nun önerisi üzerine Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti’nin yaptığı değerlendirmeyle belirleniyor. Tam bu noktada projenin, hak temelli bir yaklaşıma sahip olması bizim için en temel kriterlerden biri oluyor.

 TR: Hibe Programları kapsamında kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmalarını ve topluma aktif katılımlarını desteklemek amacıyla çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının projelerine destekler verdiniz.

Bunlardan bir tanesi de Afyonkarahisar İş Kadınları Derneğinin projesi olan ‘Gücümün Farkındayım İşimin Başındayım’ projesi. Bu proje mermer sektöründeki çalışan kadınlarımızı ele alıyor. Bu proje hakkında bilgi alabilir miyiz? Projenin hedefi nedir? 

Sabancı Vakfı olarak kalıcı etki yaratma hedefiyle hibe vereceğimiz 8 projeden biri Afyonkarahisar İş Kadınları Derneği’nin (AFİKAD), ‘Gücümün Farkındayım, İşimin Başındayım’ projesi oldu. Proje Afyonkarahisar’da mermer sektöründe çalışan kadınların eğitimler yoluyla toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve haklar konusunda farkındalıklarının artmasını, kadınların her sektörde var olabileceği algısının yaygınlaştırılmasını, kariyerlerine devam etmelerini ve yükselebilmeleri için gerekli destek mekanizmalarının oluşturulmasını hedefliyor.

Proje kapsamında mermer sektöründe çalışan 120 kadına yönelik ihtiyaç analizi anketi uygulanması ve ihtiyaç analiz sonuçlarına uygun olarak eğitim modülleri hazırlanması planlanıyor. Ardından 120 kadın arasından 15 öncü ve 45 çekirdek eğitmen kadın belirlenerek, hak eğitimleri verilmesi planlanıyor. Eğitimleri Afyonkarahisar Barosu ve Kocatepe Üniversitesi’nden deneyimli uzmanlar verecek. Projenin sonunda ise düzenlenecek bir çalıştay ile “Mermer Sektöründe Kadın – Afyonkarahisar 2020” raporunun yayınlanması amaçlanıyor.

AFİKAD, sektör ayrımı yapmaksızın iş hayatındaki kadınların güçlendirilmesi için aktif çalışan bir dernek. Ülkemizin toplumsal cinsiyet eşitliği sıralamasında birçok ülkenin gerisinde kalmasından kaygı duyarak istihdama katılım oranının düşüklüğü ve istihdamda olan kadınların kariyer hedeflerinin olmaması gibi problemlerin çözümü için bu projeyi oluşturdular. Bizim de daha önceki yıllarda hibe desteği verdiğimiz projelerden bildiğimiz gibi, özellikle erkek işi olarak görülen bazı iş kollarında bu problemler daha sık yaşanmakta.

‘Gücümün Farkındayım, İşimin Başındayım’ projesi ile tüm bu problemlerin çözümü yanında yerelden ulusala büyüyen bir etki yaratılmak isteniyor. Mermer sektöründe taş dizme, paketleme gibi belli alanlarda çalışan kadınların kendi güçlerinin farkına vararak, önlerine kariyer hedefi koyabilmelerini ve mevcut cam tavanları ortadan kaldırmalarını aynı zamanda bu sayede projenin yerel düzeyde diğer sektörlerde de bir etki yaratmasını bekliyoruz. Toplumsal boyutta ise gücünün farkına varan, öz güveni artan kadınların toplumun güçlenmesine yardımcı olacağına ve güçlü nesiller yetiştireceğine inanıyoruz.

Sabancı Vakfı olarak kadın istihdamını destekleyen ve toplumumuza ”erkek işi kadın işi yoktur” mesajını son derece anlamlı bir şekilde veren ‘Gücümün Farkındayım, İşimin Başındayım’ projesini desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.

TR: Bu projenin kabulündeki en büyük etken nedir?

Bugüne kadar hibe desteği verdiğimiz 173 projenin hepsinin çalışma alanlarının çok önemli ve çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte, tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgınının toplumsal sorunları derinleştirdiğini ve fırsat eşitsizliğini artırdığına üzülerek şahit oluyoruz. Salgının etkilerini yoğun bir şekilde yaşayan bireyler arasında da ne yazık ki kadınlar ve kız çocukları geliyor. COVID-19 salgınının yansımalarını kadına şiddet, aile içi şiddet, istihdama katılım ve kız çocuklarının eğitime erişimi gibi birçok alanda gözlemliyoruz.

Vakıf olarak mesleğin cinsiyeti olmadığına, kadınların ve kız çocuklarının her alanda desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Toplumumuzda kadın işi erkek işi diye bir ayrım var. Bu ayrımın bir uzantısı olarak bilim, mühendislik gibi alanlarda kız çocuklarının oranı düşük kalıyor. Örneğin OECD’nin ‘Bir Bakışta Eğitim’ 2020 raporuna göre Türkiye’nin de aralarında bulunduğu tüm OECD ülkelerinde kızlar %51 oranında yükseköğrenim derecesine sahipken erkeklerde bu oran %39. Kadınların lehine gelişen bu cinsiyet farkına rağmen yine aynı ülkelerde kadınlar sağlık ve hizmet sektörlerinde egemen iken bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi geniş sektörel alanlarda yetersiz temsil ediliyorlar.

Yükseköğrenime erişimdeki bu cinsiyet farkı, eşitsizlikleri maskelese de çalışma hayatındaki ortaya çıkan eşitsizlikler kız ve erkek öğrencilerin matematik ve fen bilimlerindeki performans farkından değil, toplumsal ön yargılar ve beklentilerden kaynaklanıyor.

Biz de vakıf olarak kalıp yargıları değiştirmek ve toplumsal farkındalık kazandırmak için özellikle önem veriyoruz. Geçtiğimiz yıl maden sektöründe çalışan kadınları toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından güçlendirmeyi hedefleyen ve Eskişehir Madenci Kadınlar Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği tarafından hayata geçirilen ‘Kadınlar Işığıyla Madeni Aydınlatıyor’ projesine destek verdik.

Bu yıl da Afyonkarahisar’da mermer sektöründe çalışan kadınların güçlenmesine katkı sağlayacak ‘Gücümün Farkındayım, İşimin Başındayım’ projesini desteklemenin oldukça önemli olduğuna inanıyoruz.

Projenin yürütücüsü Afyonkarahisar İş Kadınları Derneği’nin Baro, Ticaret ve Sanayi Odası ve Kocatepe Üniversitesi ile ortaklık içinde bu projeyi geliştirmiş olması, çok güçlü bir iş birliğine işaret ediyor ve önemli bir etki yaratacağına dair umut veriyor.

TR: Bu projenin içeriğindeki gelişmelerde yapılacak destekler nelerdir?

Hibe desteği verilen kurumlara, projeyi gerçekleştirebilmeleri için hibe desteğinin yanında, raporlama, izleme, değerlendirme konularında, iletişim alanında, ağlara erişim alanında da destek oluyoruz. Hibe süreciyle birlikte destek verdiğimiz kurumlarla bir yol arkadaşlığına başladığımızı söyleyebilirim. Bu bir karşılıklı öğrenme ve güçlenme süreci de oluyor.

Turkuaz Gazetesi olarak, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel SAFKAN hanımefendiye biz sorduk kendileri cevapladı. Sayın SAFKAN’a teşekkür ederiz.

 

 

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

sperrmüll